Tafana logosuTafana Pide ve Kebap Salonu
Avanos, Kapadokya

"İnsan
ya hayrandır sana, ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan..."

Nazım HİKMET

kimlik dergisiSözünü ettiğimiz aydın kişi, doğma büyüme eski bir Avanoslu olan İsmet İnce... Yıllardan beri, ekmek teknesi lokantasında yöreye özgü pide yapıp pide satıyor. Peynirlisi, kıymalısı, pastırmalısı, sucuklusu... Çeşit çeşit ama oldukça da lezzetli yerli, yabancı gelen müşterilerin karınlarını doyuruyor. Sunduğu nefis pide ve sohbetleriyle lokantasına gelenlerde güzel, nefis bir Avanos anısı bırakıyor; Ama, İsmet Ince'nin bıraktığı asıl güzel anı Avanos'ta yaşayan aydın, örnek bir vatandaşın pide satarak kazandığı paralarla dünyanın dört bir köşesine yaptığı seyahatler ve bu seyahatlerde çekmiş olduğu birbirinden ilginç fotoğraflar...Avanos çarşısının orta yerinde lokantanın önüne atılmış masalar, sandalyeler ve yan yana, alt alta asılı, Kenya'dan Lados'a, dünyanın dört bir köşesinden enstantaneler içeren 18x24 cm. boyutlarında fotoğraflar... Kaldırım üzerine çıkartılmış masalardan birine geçiyoruz. Bir yandan demli çaylarımızı yudumluyor, bir yandan da atalarından beri Avanoslu olduklarını vurgulayan, 1957 doğumlu İsmet ince dinliyoruz... Bankacı bir babanın oğlu İnce... İlk ve orta eğitimini Avanos'ta yapmış. Okumayı; okulu hep sevmiş, ardından da, İstanbul'a gelip üniversite bitirmiş. Şişli Siyasal Bilimler Yüksek Okulu İşletme Bölümü mezunu... Okulunu bitirdikten sonra, kısa bir dönem Ankara'da Türkiye Elektrik Kurumu'nda görev almış, ama Kapadokya'nın güzel havasına hasret kalmış ve sonunda yine doğup, büyüdüğü yerde, Avanos'ta bulmuş kendini...

Kızılırmak, Avanos hep gözümde tütüyordu uzaklarda olduğum zamanlar. Ne İstanbul,ne de bir başka yer... Kapadokya'nın güzelliğini hiçbir yerde bulamadım... 1980'li yıllarda, turizm de büyük bir hareketlilik oluşmuş, turist sayısında önemli bir artış başlamıştı...

Tabii ki, Kapadokya bölgesi içinde turizmden nasibini alan yerlerden biri de Avanos'tu ve Avanos'ta , yöresel yemek yapan doğru dürüst bir lokanta yoktu o zamanlar... Aklıma koymuştum... Bizim buraların mutfağına özgü bir pide lokantası açacaktım. Kollan sıvadım, çarşının merkezinde babadan kalmış olan mülkü, içinde fırını olan güzel bir lokantaya dönüştürdüm. Kayseri Develi'den özel olarak bu işin ustası bir pideci getirttim. Lokantamızın adı Tafana, bizim buraların dilinde kiler, mutfak anlamına geliyor. Kimi kaynaklar bu sözcüsün kökeninin Hititlerden geldiğini yazıyorlar...

İsmet İnce, Avanos'un sevilen kişileri arasında yer alıyor. Dürüstlüğü, doğru sözlülüğü, kibarlığı ile tanınmış bir aydın. Bu artılarıyla, 1994 yılında Belediye Başkanlığı için adaylığını koymuş; 2004 yılında da Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nden koymuş adaylığını... %15 oy toplamış ama oyların çoğunluğunu alan AKP'li başkan adayı olmuş... Bize gelen müşterilerin çoğunluğu, Avanos'u gezmeye gelen yerli-yabancı turistler. Tabii ki bizim işimiz yaz döneminde ağırlık kazanıyor. Kışın, bayram ,seyran dışında pek gelenimiz, gidenimiz yok. Gelenlerin büyük kısmı da, tavsiye ve referans üzerine, ya da rehber kitaplardan aldıkları bilgilerle geliyorlar...

İsmet İnce, yaz boyunca pide satıp para kazanıyor..Kışı da iple çekiyor, çünkü onun için sezonun bitmesi demek, yeni büyük bir seyahatin başlaması demek oluyor. Seyahat etmek, uzaklardaki ülkeleri gidip görmek, yıllardan beri büyük bir tutkuya dönüşmüş onun için. Her yıl kış aylarında, özelliklede Ramazan döneminde sırt çantasını, fotoğraf makinesini alıp bir iki ay kadar süren uzun bir yolculuğa çıkıyor. Seyahatlerini, çok önceden uzun uzadıya hazırladığı kendi programına göre yapıyor.

Her gittiği ülkede de bir iki ay dolaşmadan geri dönmüyor... Çektiği  fotoğraflar da cabası.. "Ben organize turlardan uzak duran bir insanım... Benim için bir ülkeye gidip görmek,öyle bir iki haftada yapılacak iş değil. Asıl güzel olan herkesin gitmediği gidemediği yerleri de görebilmek, işte o zaman anlıyorsunuz, bir ülkenin gerçek renklerini, gerçek mutfağını ve de insanlarının gerçek yaşayış biçimini. Bu tür seyahatler, politikalarında sorun-olan kimi ülkelerde, bir takım riskler de oluşturuyor. Ama bu heyecanı yaşayıp, birazda adrenalin yükseltmek, gezdiğiniz o ülkeyi çok daha gizemli ye ilginç kılıyor. Gittiğim ülkelerdeki lokal mutfak benim en çok ilgi duyduğum konulardan bir tanesi. Bu nedenle gittiğim değişik ülkelerde yılan etinden köpek etine, fil etinden bufallo etine bize çok aykırı gelen şeyler tattım... En büyük zevkim gittiğim yerlerde fotoğraf çekmek, gördüklerimi fotoğraf kareleri içinde ebedileştirmek... 3000'den fazla fotoğraf çektim, gidip gördüğüm ülkelerde. Beğendiğim ve benim için büyük anıları olanlar arasından bazılarını lokantanın önündeki panolarda sergiliyor, böylece, oraları gidip görmemiş insanlarıma, bölük pörçük te olsa bir bilgi vermiş oluyorum..."

Peki diyoruz en sevdiğin, seni en çok heyecanlandıran ülkeler...? Bu güne kadar 40'a yakın ülke dolaşmış İsmet İnce. Tabii ki, her bir yerin kendine özgü özelliklen var diyor, ama hepsinin içinde iki yerden çok etkilendiğini söylüyor... biri Küba, öteki de Hindistan...

"Dünyada fıkır fıkır canlı, sosyal bir yer arıyorsanız devamlı renklilik hareketlilik halinde olan ve de müzikle yaşayan ülke olarak Küba'yı gösteriyorum. Ama, plastikten uzak, sade, yalın ve cebinizdeki parayı harcamanın hesabını bile yapamayacağınız bir yer arıyorsanız Hindistan diyorum... Geçtiğimiz kış, Venezuela ve Kolombiya'da dolaşmış İsmet İnce. "Riskli yerler. Mafianın yönettiği ülkeler buraları... Ama, sapasağlam gidip geldik..."diyor. Gelecek kış aylarında da Filipinler'e gitmeyi planlamış, ama yakından takip altına almış olduğu bu ülkede, yabancı turistleri hedef alan dinci El Sahaf örgütünden de çekinmiyor değil. Önümüzdeki aylarda durum belli olacak, eğer terör devam ederse, Güney Afrika taraflarına uzanıp, Botsvana, Zimbawie ve Zambia'yı koyacağım programa..." diye ekliyor... Masanın üzerinde, İsmet İnce'nin çekmiş olduğu fotoğraflar, minik bir dünya turuna çıkartıyor bizleri... Entebbe yakınlarında, bir zamanlar Tarzan filmlerinin çekildiği ormanlık bir alanda, ilkokul çocuklarıyla çektirmiş olduğu bir anı fotoğrafı. En sevdiği fotoğraflardan biri olduğunu söylüyor bizlere. Çünkü fotoğrafta da görüldüğü gibi, elinde tutuğu çiçekleri fotoğraftaki minik çocuklar toplayıp getirmişler ona. Güzelliklerle dolu, bir yığın seyahat anısı var İsmet İnce'nin, örneğin birkaç yıl önce yaptığı Arjantin seyahatinde, Buenos Aires'te bir adres arıyormuş, yolda iki bayana rast gelmiş, aradığı adresi sormuş... Aradığım yeri güzelce tarif ettiler ve meraklı bakışlarla nereden geldiğimi sordular. Türkiye deyince bir neşe, bir kahkaha... beni bırakmadılar... Meğer bir yıl önce Türkiye'ye gelmişler, Kapadokya'yı dolaşmışlar, üstelik bizim lokantada pide yemişler... Tabii ki başından geçmiş anıların arasında, kötüleri de yok değil... "Küba'da, Holgiun kentindeyim. Kaldığım otelin sahibi, bana çok kaliteli, pahalı türden bir puro verdi. Ben sigara içmiyorum, ama hediye de geri çevrilmez hesabı, puroyu gömlek cebime koydum. Bütün gün dolaştım, fotoğraf çektim; sonunda yorgunluk gidermek için bir kahveye girdim... Yan masada arkası dönük iri yarı, şortlu, 60-70 yaşlarında, Avrupalı olduğunu sandığım sarışın bir adam, onun yanında da , eskortluk yaptığı belli olan oldukça genç güzel, seksi bir kız... Bir an için, cebimdeki puroyu içmek geçti içimden., dumanını içime çekmeden yakıp içmek. Puroyu çıkarttım, kibrit yok... O yan masadaki cici kız, beni görünce çakmağını uzattı. Teşekkür ettim... Neredensin? diye sordu. Bil bakalım neredenim dedim... Başladı ülkeleri sayıp sıralamaya. Yanındaki adam da katıldı bu ülke sayımına. Ne İtalya'sı, kaldı, ne Rusya'sı... Bilemediler. Türkiye'denim dediğimde de Hollandalı olduğunu öğrendiğim ve "ırkçı" olduğunu anladığım adam yüzünü ekşitip poposunu döndü, bir daha da yüzüme bakmadı... Hiç bir şey demedim, kızgınlığımı ve üzüntümü içime attım. Ve bütün bunları yazmaya başladım. En büyük arzum, seyahat anılarımı bir kitap haline getirmek. Kitabın adını çoktandır koydum bile: Dünyayı Dolaşan Pideci... Ben okumayı, yazmayı çok seven bir insanım. Gittiğim seyahatlerde cebimden eksik olmayan benim için çok değerli iki şey var. Biri not defterim, biri de fotoğraf makinesi..." Dünya insanı, Avanoslu gezgin İsmet İnce'nin sohbetine ve bir ansiklopediyi andıran birbirinden ilginç seyahat fotoğraflarıyla dolu albümlerine bakmaya doyamıyoruz..Ve bu aydın insanla, pardon "Dünyayı Dolaşan Pideci"yle vedalaşıp, Avanos'tan ayrılmak için yavaş yavaş yola koyuluyoruz...

 

gezi dergisiDünyayı dolaşan pideci
(yazan: Turgay Tuna)

Bir Kapadokya seyahatinde, olur ya, yolunuz Avanos taraflarına düşerse, aman Avanos'un merkezindeki Tufana Pidecisi'ne uğramadan geçmeyin. Bu öneri karın doyurmak anlamında değil. Tabii ki canınız nefis bir pide tatmak isterse o başka.

Ancak, uğramadan geçmeyin önerisi, ilginç bir kişilikle tanışmanız, belki de kendisiyle hasbı-hal edip bir bardak çayını içmeniz ve de lokantası önünde sergilediği dünyanın değişik ülkelerinde çekilmiş ilginç seyahat fotoğraflarını görmeniz için yapılan bir öneri. Sözünü ettiğimiz aydın kişi, doğma büyüme eski bir Avanoslu olan İsmet İnce. Yıllardan beri ekmek teknesi lokantasında yöreye özgü pide yapıp pide satıyor. Peynirlisi, kıymalısı, pastırmalısı, sucuklusu.

Çeşit çeşit ama oldukça da lezzet: Yerli yabancı, gelen müşterilerin karınlarını doyuruyor, sunduğu nefis pide ve sohbetleriyle lokantasına gelenlerde güzel bir Avanos anısı bırakıyor; ama, İsmet İnce'nin bıraktığı asıl güzel anı, Avanos'ta yaşayan aydın bir vatandaşın pide satarak kazandığı paralarla dünyanın dört bir köşesine yaptığı seyahatler ve bu seyahatlerde çekmiş olduğu birbirinden ilginç fotoğraflar. Avanos çarşısının orta yerindeki lokantanın önüne atılmış masalar, sandalyeler ve yan yana, alt alta asılı, Kenya'dan Laos'a, dünyanın dört bir köşesinden enstantaneler içeren 18'e 24 santimetre boyutlarında fotoğraflar. Kaldırım üzerine çıkartılmış masalardan birine geçiyoruz. Bir yandan demli çaylarımızı yudumluyor, bir yandan da atalarından beri Avanoslu olduklarını vurgulayan, 1957 doğumlu İsmet İnce'yi dinliyoruz.

"Ben organize turlardan uzak duran bir insanım. Benim için bir ülkeyi gidip görmek, öyle bir iki haftada yapılacak bir iş değil. Asıl güzel olan, herkesin gitmediği, gidemediği yerleri de görebilmek.

İşte o zaman anlıyorsunuz, bir ülkenin gerçek renklerini, gerçek mutfağını ve de insanlarının gerçek yaşayış biçimini.

Bu tür seyahatler politikalarında sorunu olan kimi ülkelerde bir takım riskler de oluşturuyor, ama, bu heyecanı yaşayıp, biraz da adrenalin yükseltmek, gezdiğiniz o ülkeyi çok daha gizemli ve ilginç kılıyor. Gittiğim ülkelerdeki lokal mutfak benim en çok ilgi duyduğum konulardan bir tanesi. Bu nedenle de gittiğim değişik ülkelerde yılan etinden köpek etine, maymun etinden bufalo etine bize çok aykırı gelen şeyler tattım.

En büyük zevklerimden biri gittiğim yerlerde fotoğraf çekmek, gördüklerimi fotoğraf kareleri içinde ebedileştirmek. Üç binden fazla fotoğraf çektim gidip gördüğüm ülkelerde. Beğendiklerim ve benim için büyük anılan olanlar arasından bazılarını lokantanın önündeki panolarda sergiliyor, böylece, oraları gidip görmemiş insanlarıma, bölük pörçük de olsa bir bilgi vermiş oluyorum.." Peki diyoruz, en sevdiğin, seni en çok heyecanlandıran ülkeler hangileri?

"Dünyada fıkır fıkır, canlı, sosyal bir yer arıyorsanız, devamlı renklilik, hareketlilik halinde olan ve de müzikle yaşayan ülke olarak Küba'yı gösteriyorum. Ama, plastikten uzak, sade ve cebinizdeki parayı harcamanın hesabını bile yapmayacağınız bir yer arıyorsanız Hindistan diyorum"

Dünya insanı, Avanoslu gezgin İsmet İnce'nin sohbetine ve bir ansiklopediyi andıran birbirinden ilginç seyahat fotoğraflarıyla dolu albümlerine bakmaya doyamıyoruz. Ve "Dünyayı Dolaşan Pide-ci"yle vedalaşıp, Avanos'tan ayrılmak için yavaş yavaş yola koyuluyoruz.

nokta dergisiAtölyelerden birinde güzel bir "çömlek show" görüp fotoğraflar çektikten sonra, Avanos'un merkezini şöyle bir dolaşıyor, ardından da testi kebabı ve pideleriyle ünlü Tafana Restaurant'ın önündeki masalara kuruluyoruz. Lokantanın sahibi İsmet İnce, Avanos'un en renkli simaları arasında yer alıyor. Kültürlü, aydın bu insan, yıllardan beri yaz aylarında kazandığı paralarla her kış, dünyanın ilginç bir ülkesini, sırtında çantası, elinde haritası, fotoğraf makinesi boydan boya kat edip, bir iki ay süren uzun seyahatlerle gezip dolaşıyor. Bugüne kadar ne Küba'sı kalmış ne Hindistan'ı. Şimdilerde de büyük bir Vietnam seyahati için hazırlıklar yapıyor. Avanoslular ona "Dünyayı dolaşan pideci" adını takmışlar...

sealifeÇömlek atölyesinden çıkıp Avanos'un merkezini şöyle bir dolaşıyor, ardından testi kebabı ve pideleriyle ünlü Tafana Restaurant'ın yolunu tutuyoruz. Lokantanın sahibi İsmet İnce, ilçenin köklü ailelerinden birine mensup.Yalnız Avanos'un değil, bölgenin de en aydın ve en, renkli kişilikleri arasında yer alıyor. Avanoslular kendisine "dünyayı dolaşan Pideci" adını takmışlar. Nedeni de, İsmet İnce'nin her yıl kış aylarında sırt-çantasını, fotoğraf makinesini alıp dünyanın ilginç bir yerine gitmesi. Yaz aylarında kazandığı paraları bu seyahatlere harcıyor. Bugüne kadar ne Küba'sı kalmış, ne Vietnam'ı... Gittiği her ülkede bir iki ay kalmadan da dönmüyor. Tam bir gezgin. Köpüklü, hakiki bir ayran eşliğinde, üzerine peynir serpiştirilmiş kıymalı pidenin lezzetine doyamıyoruz.

Diğer referanslar
Referans Referans
New York Times
(ABD)
Fransızların Gezi Kitabı
Guide Routard
Referans Referans
İspanyolların Gezi Kitabı Hollandalıların Gezi Kitabı