Şu etiketi kullanan yazılar “Laos”.


( Bu yazı Cumhuriyet Gazetesi Gezi Dergisi’nin 18 Eylül 2008 tarihli sayısında yayımlanmıştır. )

 

” SONSUZ SESSİZLİK “

Kimi ülkeler vardır; tarih sayfalarında yer alır sessizce, yola düştüğünüzde karşılar sizi! Çin’in güneyi, Myanmar ve Tayland’ın doğusu, Kamboçya’nın kuzeyi ve Vietnam’ın batısında bulunur bunlardan birisi: Kısa adı Laos olan, Lao Demokratik Halk Cumhuriyeti… 

Laos, 236.800 km2 yüzölçüme sahip, 6 milyon nüfuslu bir Uzakdoğu ülkesi.  Nüfusun çoğunluğu Laolardan oluşuyor. Halkın % 60’ı Budist. 

Laos, Türklere  vize uyguluyor. Fakat, vize almak zor değil.  Ülkeye girerken, sınır kapısından  30 Dolar karşılığı 15 gün vize alınabiliyor.   Ben, Tayland’ın sınır kenti Udon Thani ile Laos’un başkenti Vientiane’yi birbirinden  ayıran Mekong Nehri üzerindeki Dostluk Köprüsü’nden geçerek girdim Laos topraklarına. Vize işlemleri kısa sürdü. Dolmuşla Vientiane’nin iç kısımlarına kadar gelerek, geceliği 4 Dolar’a merkezde bir otele yerleştim.  

Vientiane, beş yüz bin nüfuslu bir kent. Başkent olmasına karşın, gelişmiş olduğu söylenemez. Yollarının çoğu topraktan. Şehir içi taşımacılıkta genellikle motosiklet ve tuk tuklar kullanılıyor. Ancak, küçük bir şehir olması nedeniyle yürüyerek her tarafı gezebilmek de mümkün! Hem sınır kenti hem siyasal merkez olması nedeniyle, turistlerin  uğrak yeri durumunda. Genellikle başka bölgelere hareket için bir başlangıç noktası gibi düşünülse de, kentte ziyaret edilebilecek çok sayıda Budist Tapınağı bulunuyor. Bunların en önemlileri; Laos Budizminin sembolü kabul edilen Pha That Luang, Budizm müzesi durumundaki Haw Pha Kaew, içinde 6840 adet Buda figürü taşıyan, Vientiane’nin en eski tapınağı Vat Si Saket, bir zamanlar kralın ibadet merkezi olan Ho Pha Keo, Budist enstitüsü durumundaki Vat Ong Teu ve sütunlarından birinin çukurunda hamile bir kadının cesedinin bulunduğuna inanılan Vat Si Muang Tapınakları’dır.  Kentin değişik bölgelerine dağılmış durumdaki tapınakları gezmek için en uygun yol, tuk tuk kiralamak. Ayrıca, bağımsızlık sembolü sayılan Zafer Anıtı ve bağımsızlık mücadelesinden kesitlerin sunulduğu kolonyal yapılı Devrim Müzesi ile önemli bir alış veriş merkezi durumunda olup, içinde çok sayıda altın, gümüş kuyumculuğu işyeri barındıran Talat Sao, başkentin görülmesi gerekli noktalarını oluşturur.  Vientiane’deki birkaç günlük misafirliğin ardından gidilecek asıl yer, ülkenin kuzeybatısı’ndaki Luang Prabang’tır. Dağların arasından ve inişli-çıkışlı yollardan geçilerek ulaşılan L. Prabang, Laos’un en çok turist çeken bölgesi. O kadar ki, kente akşamüzeri varılırsa, konaklamak için yer bulmakta bile güçlük çekilebiliyor. Ben, öğleden sonra 16.00 sularında otobüsten inmeme rağmen, sadece ara sokakta bir aile  evinde yer bulabilmiştim.  

  L. Prabang, küçük ve sakin bir kent. Kenti boydan boya geçen ana caddeye çıkan çok sayıda sokaklardan oluşuyor. Tüm işletmeler ana cadde üzerine kurulmuş. Gündüzleri motosikletlerle dolu bu cadde, akşama doğru trafiğe kapatılarak, çok sayıda  el işi çalışması ve hediyelik eşyanın satışa  sunulduğu pazaryerine dönüştürülüyor. Akşamları, geç saatlere kadar devam eden tezgâhlardaki muhtelif et yiyeceklerinin, özellikle ateşte pişirilen Hindi budunun tadına doyum olmuyor. L. Prabang’da, en görkemlisi 1560 yılında yapılan Vat Şieng Tong’un başına çektiği altmış’ın üzerinde  Budist Tapınağı bulunuyor. Tapınaklar dışında, krala sunulan hediyelerle, muhtelif eşyaların teşhir edildiği Ulusal Müze, kentte görülecek önemli yerlerdir. Bu arada, sabahın erken saatlerinde Budist keşişlerinin sıra halinde ellerinde yemek taslarıyla geçişleri ve bu sırada kenarda bekleyen kişilerin getirdikleri yemeklerden keşişlerin ellerindeki tabaklara ikramı, yolu L. Prabang’a düşenlerin asla kaçırmaması gereken bir Budist seremonisidir.  

L. Prabang’dan Mekong Nehri vasıtasıyla, yakındaki köy ve mağaralara günlük turlar düzenleniyor. Yarım günlük turlar 4 Dolar. Tur esnasında köylerin ziyareti, geleneksel Laos hayat tarzının görülebilmesi açısından ilginç manzaralar sunarken, Buda Heykeli’nin bulunduğu kutsal Pak Ou Mağarası ziyareti de,  tekne turlarının önemli bir yanını  oluşturuyor.    

 

L. Prabang, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası  Listesi’nde yer alıyor. Turistik bir kent olmasına karşın, fiyatlar ucuz. Turistlerin çokluğuna rağmen, sakinliği ve halkıyla iç içeliği itibariyle, çok keyif aldığım bir yer oldu.  

 

Laos’un Vietnam tarafında Ponsavan yer alır. L. Prabang’dan her sabah  erken saatte kalkan otobüsle gidiliyor Ponsavan’a. Burası, Vietnam’a kara yoluyla bu bölgeden geçmek isteyenlerin uğrak yeri. Bunun yanında, önemli  gezi noktalarına da sahip. Kentin birkaç kilometre uzağında, Kavanoz Ovasında bulunan, nereden geldiği, nasıl oluştuğu kesin olarak bilinemeyen, her biri birer ton ağırlığındaki kavanoz benzeri taş parçaları ve yine Ponsavan’ın dış kısımlarında; 70’li yıllarda ABD ve Rus uçaklarından düşen patlamamış bombaların bulunduğu geniş alan ( tehlike arz ettiği için yaklaşılmıyor ) Ponsavan’ın konuklarına sunabileceği birkaç gezi noktasından ilginç olanlarıdır.

Ponsavan’dan Vietnam’a geçmek için; önce, her hangi bir araçla Laos’un sınır kasabası Nong Haat’e, oradan da başka bir araçla sınıra gitmek gerekiyor.

 

Laos’ta yaşam zor sürüyor. Fakat, herkes hayatından memnun da görünüyor. Nedendir bilinmez ama; bu engebeli coğrafyadaki yaşam, tapınaklar arasında sessiz sedasız devam ediyor. Laos’ta en çok duyduğum kelime “ Sabadi “ olmuştu. Laos dilinde “ Merhaba! “ demek!  Aralarında bulunduğum sürede gördüğüm o ki; Laosluların gönüllerindeki sıcaklık, kelimelerine yansıyor, o ise; konuklarına insan ruhunu hafifleten, dinlendirici bir sessizlik sunuyor. Galiba bu da; tapınaklar arasındaki yaşam sessizliğinin Laos’taki dayanılmaz hafifliği olsa gerek!  

  

 

İSMET İNCE                  

Buddhists - Luang Prabang - Laos .021.jpg A street - Luang Prabang - Laos .020.jpg