Antigua Guatemala’da bir mezarlıkÜlkenin aynı ismi taşıyan başkenti, yakın zamanlarda imzalanan barış anlaşmasıyla nefes almaya başladı.

     Yoksul bir Orta Amerika ülkesi olmasına karşın, Guatemala’ya vize almam kolay olmadı. İlk olarak Kosta Rika’nın başkenti San Jose’deki Guatemala Büyükelçiliği’ne Maya Festivali - Çiçikastenango - Guatemalamüracaat ettim. Önce kabul etmelerine rağmen, daha sonra vize vermeyi kabul etmediler. Israrla nedenini sormama karşın, hiç bir neden göstermeksizin, sadece uygun bulmadıklarını söylediler. Aslında, vize almaya engel bir durumum yoktu. Fakat, bir Türk’e vize vermeyi istemediklerini anladım. Pasaportumu ve bazı evrakları geri alarak, başka bir ülkedeki elçiliklerinden denemeye karar verdim. İkinci olarak, Nikaragua’nın başkenti Managua’daki elçiliğe müracaat ettim. İlk anda onlar da sıcak değildiler. Olacak gibi değildi ve son bir şans olarak, ABD vizemin olduğunu söyledim. Malum, ABD’liler ciddi araştırmalar sonucu vize veriyor ve bu bir güvence oluşturuyor vize işlemlerinde. Bunu söylediğim elçilik Başkentten bir görüntü - Guatemala City - Guatemalagörevlisi, şaşkın bir halde ” ABD vizeniz var mı? ” diyerek, pasaportuma bakmak istedi. ABD vizesini gören görevli, ” bekleyin bi dakka! ” deyip, içeri girdi ve bir kaç dakika sonra tekrar yanıma gelerek, ” size vize vereceğiz. 25 dolar vize ücreti verin! ” dedi. Ve işlemlerim birkaç dakika içinde tamamlandı. Fakat, vizenin altına not düşmeyi de unutmamışlar. Sonuçta zor da olsa vize almıştım. Ülkeye kara yoluyla girecektim. Sınır kapısına vardığımda, karşımda dağın tepesinde küçük bir binadaki görevlilerden ikisi, giriş kapısının önüne bir masa koymuşlar ve ülkeye gireceklerin pasaportuna mühürü vuruyor ve içeri alıyorlardı. Sıra bana geldiğinde, görevlilerden birisi pasaporta baktı ve ” ne kadar kalmak istiyorsun. Sana bir hafta vize vermişler, istersen daha uzun süre yazabilirim. İki sigaran var mı?” dedi. Ben de “1 ay yeter” deyince, vizeyi 30 güne çıkarttı ve mühürü vurdu. Hepsi iki sigaraya olmuştu. İki ülke dolaşıp, zar zor aldığım Guatemala vizesi, sınırda çok kolay olmuştu. Anladım ki, Orta Amerika’da işler böyle yürüyor. Bu benim için şaşırtıcı olduğu kadar, öğretici de olmuştu. Zira, bu benim işime yarayacaktı gezi boyunca. Güldüm ve yürüdüm sınırdan içeri.

Başkentte bir cadde - Guatemala City - GuatemalaGuatemala’nın başkenti, ülkeyle aynı ismi taşıyan Guatemala City. Bir öğle vakti indim oraya. Terminal şehir dışındaydı ve bir arabayla kent merkezine geçerek, uygun bir pansiyona yerleştim. Çok konforlu olmasa da, benim için yeterliydi. Pansiyon, kent merkezine yakın bir yerdeydi ve yürüyerek çok yere gitme imkanı sunuyordu.

Guatemala City, sonradan başkent olmuş bir yer. Ülkenin ilk başkenti Antigua Guatemala isimli bir yer. Yıllar önce Antigua Bölgesi’nde yaşanan depremler sonucu, başkent, şu an ki başkentin bulunduğu vadiye taşınmış ve ismine Guatemala City denilerek başkent yapılmış. Kent, özellikle başkent olmasıyla birlikte önemli atılımlar yaparak, günümüzdeki hale gelmiş. Kentin merkezini geniş bir meydan oluşturuyor. Meydanın bir tarafında park, diğer taraflarında Katedral ve birkaç tarihi bina yer alıyor. Her tür insanın akşama kadar zamanını hasrettiği bu meydan, sık sık gösterilere sahne oluyor. Seyyar satıcılar ve güvercinlerin hiç eksik olmadığı bu alan, başkentin kalbi gibi.

Guatemala City’de Türkiye’yi tanıyan yoktu. Fakat, harita almak üzere Başkentin Ana Meydanı - Guatemala City - Guatemalagittiğim bir turizm ofiisndeki genç bir kız görevlinin, Türk olduğumu söyleyince, etrafına neşe saçması ve hemen İstanbul’u sorması, beni de mutlu etmişti.

Yoksullukla gelişmişliği bir arada yaşamaya çalışan Guatemala City, yönetime karşı savaşan gerillalarla yapılan barış anlaşmasıyla nefes alıp, geleceğini kurmaya çalışıyor şimdi.

İSMET İNCE