Gezilerim


Bağımsızlık Meydanı - Dakar - SenegalBir gece yarısı indiğim Dakar Havaalanı’ndan taksi ile karanlık cadde ve sokaklardan geçerek kent merkezindeki Bağımsızlık Meydanı yakınındaki bir küçük otele yerleşerek başladı Senegalli günlerim. Standartlarına bakılınca bizdekilerden pahalı sayılabilecek fiyatı olan otelden erken kalkınca,kendimi bir anda siyah renkli ve sade giyimli insanlar arasında buldum. Caddeye çıktığımda gün ağarmış, hava aydınlanmıştı. Gece yağan yağmurun ıslattığı caddelerin bazı kısımlarında göletler oluşmuş, yoldan geçen araçların sıçrattığı sulardan korunamadığım için, giysilerim su içinde kalmıştı. Hemen otele dönüp, üzerimi değiştirme isteğime karşın, merakımın gitmesi için bir süre daha cadde ve sokaklarda yürüyünce, giderek artan sıcağın etkisiyle, giysilerim üzerimde kurumuş, değiştirmeye mahal bırakmamıştı.

Saatlerin ilerlemesiyle, gecenin kasvetli ve itici hali, kendini sukünetin ve kaldırımlara Balık Pazarı - Mburu Kenti - Senegalkurulan seyyar satıcı tezgahlarının seromonisine bırakıyordu. Birkaç saat içinde alışmıştım Dakar’a. Sanki, uzun süredir burada yaşıyor gibiydim. Dakar, Senegal’in başkenti. Gece kaldığım otel, biraz pahalı gelmişti. Bir süre civarı tanımak için dolaştıktan sonra, daha uygun fiyatlı bir otel aramak üzere, kentin en büyük alanı, Bağımsızlık Meydanı civarındaki sokaklara daldım. Meydanın köşe başındaki bir otelde yer olmadığını öğrenince, biraz ilerideki sokağın sonunda bulunan Hotel du Marche’yle karşılaştım. Konforlu olmasa da, idare eder durumdaydı. Fiyat da uygun gelince, bir oda rezerve ederek, kaldığım otelden eşyalarımı almak üzere geri döndüm.

Takılar - Gori Adası - SenegalArtık yeni otelime yerleşmiş, gezi için planımı çıkartmıştım. Hiç zaman kaybetmeden, sahile yürüyüp, Dakar’dan 4 km. mesafedeki Gori Adası’na gitmek üzere biletimi alıp, tekneye bindim.

20 dakikalık yolculuk sonunda ayak bastığım Gori Adası’nda karşılaştığım geleneksel hayat tarzıyla gerçek gezim başlamıştı. 

Masai kabilesinden iki çocuk, Stone TownDünyanın gezilmesi gerekli en önemli yerlerinden biri olan Zanzibar Adası, yıllarca kölelerin toplandığı bir ada olarak görev yaptı. Tanzanya’nın eski başkenti Dar Es Salaam’dan yaklaşık 2,5 saatlik bir tekne yolculuğu sonunda Zanzibar’a ulaşılıyor. Rıhtımdan inildiği an, hemen soldaki ofisten yeni bir giriş vizesi alınıyor ve kısa bir yürüyüş sonunda adanın merkezine varılıyor. Zanzibar’da konaklamak için çok sayıda pansiyon ve otel bulmak mümkün. Fiyatlar, değişkenlik arz etmesine karşın, genelde 10-15 dolar civarında. Konaklama tesisleri, İki Mutlu çocuk - Zanzibar Adası - Tanzanyakonaklanabilir sıhhıliğe sahip ve güvenlikli. Odalarda duş,tuvalet içinde ve bazılarında kahvaltı bile verilebiliyor. Adanın pek çok gezilebilecek bölgesi mevcut. Ancak,mutlaka gezilmesi gerekli yerlerinin başında, Stone Town denilen merkez kenti ve dolmuşla gidilebilen Nungvi Şehri’dir. Stone Town, pek çok tarihsel ve kültürel kalnıtıya ev sahipliği yapıyor. Sahil buyonca yerleşmiş muhtelif binalar ve camiler özellikli gezi noktaları durumunda. Akşamları, sahildeki Frodhani Bahçesi’nde kurulan açık hava pazarı, özellikle değişik lezzetler tatmak isteyenler için mutlaka zaman ayrılması gerekli bir yer. Stone Town, akşam sohbetiBu esnada, Masai Kabilesi’nden kadın,erkek ve çocukları da görme ve tanışma fırsatı da elde edilmiş olur. Masailer, her ne kadar eskiden kapalı bir kabile iseler de, şimdilerde modern hayatın getirdiklerine uyum sağlamış görünüyorlar. Kabile üyelerinin yapmış oldukları el işi ahşap oymaları ve masklar, meraklıları için uygun birer hediyelik ürünleridir. Üzerlerine giydikleri bordo ve siyah çizgili atkıları ile kolayca seçilebilen Masailerle kolayca kontak kurabilmek ve sohbet etmek mümkün. Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olmalarına karşın, günümüz yaşamına ayak uydurmuş durumdalar ve kadınları bile ellerinde bira şişeleriyle rahatça dolaşabilmektedirler.

Frodhani Bahçesi’nde Yiyecekler - Zanzibar Adası - TanzanyaZanzibar Adası’ndan her gün başka bölgelere günlük turlar düzenleniyor. Bunların en ünlüsü, yakındaki bir köye yapılan ” Baharat Turu”dur. Günlük 10 Dolar karşılığı pek çok acente tarafından yapılan Baharat Turu’nda, bölgede yetiştirilen ve ilaç yapımında kullanılan pek çok ot türü, yakından tanıtılıyor. Her birinden yemek suretiyle tatma olanağı olan bu otlar, adanın en önemli ticaret alanlarından birini oluşturuyor. Bir küçük köyde öğle yemeği de sunulan tur, öğle sonunda yakındaki bir sahilde deniz sefası ile son buluyor.

Nungvi Şehri ise, adanın başka bir ucunda yer alıyor. Nungvi, aslında bir köy. Evler kerpiçten,sokaklar tamamen toprak. Küçük olması nedeniyle kolayca ve yürüyerek gezilebilen Nungvi’den aynı gün dolmuşlarla Zanzibar’ın başkenti Stone Town’a dönmek mümkün.

Uzun yıllar dış dünyaya köle ihraç etmek üzere, kölelerin toplandığı bir ada olarak görev yapan Zanzibar, günümüzde Tanzanya’nın en önemli turistik merkezlerinden birini oluştururken, aynı zamanda da ülkenin döviz kazandırıcı ticaretinin de merkezi durumundadır.

Amritsar kentinde Altın Tapınak Amritsar, Hindistan’daki 20′nin üzerindeki eyaletten biri olan Pencap’ın eski başkenti. Pakistan’la yaşanan sınır çatışmaları nedeniyle, Amritsar sınıra çok yakın olduğu için, başkent daha içerdeki bir kente, Srinagar’a taşınmış durumda. Fakat, Amritsar, buna rağmen hala bu eyaletin en ilginç ve en çok ziyaret edilen kenti durumunda. Nedeni ise, Sihler’in kutsal tapınağı Altın Tapınak’ın burada bulunması.

Amritsar, ülkenin kuzeyinde bulunması nedeniyle, başkent Yeni Delhi’denAltın Tapınak’ın Havuzu - Amritsar - Hindistan trenle gidiliyor. Akşam binilen tren, sabah erken saatlerde Amritsar’da oluyor. Kente varıldığı zaman, her yerde Sihlerin turuncu renkli bayraklarının dalgalandığına, hoparlörden Sihlerin dinsel ilahilerinin okunduğuna tanık olunuyor. Amritsar, geri bir kent. Hindistan’daki pek çok dinden biri olan Sihlerin dinsel merkezi. Sihler, genellikle turuncu renkli kalpak kullanıyorlar. Hatta, Hint ordusunda görev yapanlar da bile turuncu kalpağa rastlamak mümkün. Bayrakları da, düz turuncu renkli bir bayrak. Ülkenin daha çok eşraf kesimini oluşturan Sihler, ülkenin nispeten okumuş ve aydın kesimini oluşturuyorlar. Sih nüfus, Hindistan’ın pek çok kesimine dağılmış olmalarına karşın, daha çok Amritsar Bölgesi’nde yoğunluktalar. Nedeni ise, Sihlerin dinsel mabedinin Amritsar Kent’inde bulunması. Şehrin merkezi bir kısmında,  yüksek mermer duvarlarla çevrili, büyük ve geniş bir alanla karşılaşılır. Bu alanda, Sihlerin dinsel ibadet merkezi Altın Tapınak bulunuyor. Giriş kısmında ayakkabılar Altın Tapınak’ta Ziyaretçiler - Amritsar - Hindistançıkartılıp, kutsal kabul edilen bir geniş alana giriliyor. Her tarafı mermerlerle kaplı bu geniş alanın ortasında, bir büyük havuz ve havuzun tam ortasında, altın suyuna batırılmış kaplamayla donatılmış bir tapınak yer alır. Dar bir yürüyüş pistinden geçilerek girilen bu tapınağın içinde, Sihlerin  ” Guru ” dedikleri dinsel liderlerinin mezarı bulunur. Etrafına oturanlarca, ellerindeki büyük bir yelpaze ile kutsanan bu dinsel lider, sabah akşam ziyaretçilerine ev sahipliği yapar. Hemen giriş kısmında yaprağa sarılmış yiyecekler sunulan ziyaretçiler, isterlerse saatlerce bu dinsel liderlerinin başında dua edebilirler. Tapınaktaki havuzun etrafı, ziyarete gelenlerin konaklayabileceği, yemeklerini yiyebilecekleri, dinlenebilecekleri ve dinsel ibadet yapabilecekleri çok sayıda oda ve bölmelerle çevrilmiştir. Yer zemini işlemeli ve beyaz mermerlerle çevrili bu geniş alanda, ayakkabı ile yürümek yasak. Erkek ve kadınlar başlarını örtmek zorundalar. Son derece sıcak ve yardımsever insanlar olan Sihler, tapınağı ziyarete gelen, özellikle yabancı konuklarla daha sıcak ilişkiler kurarak, onları etkilemeye ve davalarına destek bulmaya çalışıyorlar. Altın Tapınak’ı çevreleyen duvarlarda sık sık kurşun ve bomba deliklerine rastlanır. Bunlar, 80′li Bir Cadde - Amritsar - Hindistanyılların ortalarında ayrı bir devlet kurmak için isyan eden ve Hint ordusuyla çatışmaya giren Sihlerin, tapınağa sığınması üzerine, buraya saldıran Hint Ordusunun kullandığı silahlardan çıkan kurşun izleridir. Sihler, tapınağı ziyarete gelenlere sık sık bu kurşun izlerini göstererek, savaşta bile dinsel merkezlere saldırılmayacağına karşın, buraya saldırılmasını üzüntü ve tepki ile dile getirmektedirler.

Amritsar, bugün Altın Tapınak sayesinde, yolu Hindistan’a düşenlerin özellikle ziyaret ettiği bir önemli dinsel, tarihsel ve turistik bir kent durumundadır.

( © Bu yazı, “Ankara’lı Gezginler 1 - Dünya’dan Gezi Yazıları” isimli kitapta yer alan İsmet İNCE’ye ait yazıdan alınmıştır. )

 
“Dat thép thành dông”

Halong KörfeziYirmi yaşım sonrası yıllarda, hakkında pek çok kitabını okuduğum, hayatı, uzun yıllar önce Fransızlara, sonra Amerikalılara karşı savaşarak geçen Vietnamlıların, bu direnişlerinin simgesi olarak söyledikleri ve yukarıda Vietnamca’sı yazılı “Çelik Vatan Tunç Kale” şimdi nasıldı? Bu, gerçekten öyle miydi?…Bunu çok merak ederdim.

Merak bu ya! İki defa götürdü beni!

Laos’un sınıra yakın kenti Nong Haat’ten 24.10.2004 tarihinde bindiğim hurda bir tuk tukla sınıra gelerek başladı ilk Vietnam yolculuğum.

Dağın tepesinde kurulmuş birkaç küçük binadan oluşan sınır kapısında, vizeyi aldığım Ankara’nın Türkiye’nin başkenti olduğunu zor da olsa ispatlamam üzerine, orada bekleyen birkaç kişiyle birlikte kiraladığımız ciple, önce Vinh kentine, oradan da aktarma yaparak sabaha karşı başkent Hanoi’ye vardım.Yolculuğum on iki saati bulmuş, uzun ve yorucu olmuştu.

Hanoi'de Motosikletli HayatVardığımda henüz gün doğmamıştı Hanoi’ye. Ancak, indiğim otobüs terminali kalabalıktı. Etrafıma toplanan bisikletli taşımacılardan birisiyle bir dolara anlaşarak, Hoan Kiem Bölgesi’ne gidip, 5A Tam Tuong Sokağı’ndaki Thu Giang Guest House’ye günlüğü beş dolara yerleştim.

Dinlenmeye zaman bile ayırmadan, günün ağarmasıyla başlayan Vietnamlı günlerim Hoan Kiem Bölgesi’ni dolaşmakla başladı.

Hoan Kiem, Hanoi’nin eski bir bölgesi. Turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği bir gezinti yeri. Bölgedeki tüm sokaklar birbirine çok benzer. Yolları hep asfaltla kaplıdır. Binalar, bütünüyle bitişik nizamla sıralanmıştır. Genellikle 3-4 katlı olup, ön cephelerinin genişliği 3-5 m. arasında değişir. Alt katları dükkan, üst katlar ya ev ya da oteldir. Her biri değişik renkle boyalıdır ve yerel mimarinin özelliklerini yansıtır.

(more…)

Manila Ermita bölgesinde bir kavşakYağmurun ne zaman yağacağı,sıcağın ne zaman kaybolacağı belli olmayan,akşam olduğunda sokakları karanlığa bürünen başkent Manila merkezli tayfun iki yüze yakın insanın ölümüne, yüzlerce insan kaybına ve binlerce evin yıkılmasına neden olmuştu. Eylül ayındaki tayfunun etkisi daha geçmemişken, Filipin insanı yenisini beklemeye başladı. Hayatı hep savaşlarla geçen Manila, şimdi de tayfunlarla yaşamaya çalışıyor.

Yalta, sahilSovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kendi sorunlarıyla baş başa kalan ülke,son yıllarda bazı atılımlar yapmaya başlamıştır.Özellikle başkenti Kiev,ülkeye gelen yabancıların önemli bir yatırım merkezi durumundadır.Bunun yanında,Türklerin de yaşadığı Odesa ve Yalta gibi şehirler,azımsanmayacak düzeyde turizm gelirine sahiptir.

Moskova, Kızıl MeydanYakın tarihe damgasını vuran Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan bağımsız devletlerden biri Rusya’dır.1900′lü yıllardan günümüze kadar pek çok tarihsel gelişmeyi yaşamış ülkenin başkenti Moskova,aynı zamanda bir sanat ve kültür merkezi durumundadır.Lenin’in mezarının bulunduğu ünlü Kızıl Meydan,Bolşoy Tiyatrosu ve Arbat Sokağı buradadır.

Bogota, Bolivar MeydanıCiddi güvenlik sorunları nedeniyle turistlerin pek gitmediği Kolombiya,gezilmesi güç ülkelerden birisidir.Hatta,sahil kenarındaki büyük ve modern bir kentte,can güvenliği nedeniyle Kolombiyalı bir ailenin beni evlerinde misafir dahi ettikleri düşünülürse,ülkedeki yaşamın zorluğu  daha kolay anlaşılabilir.

Cartagena, Faytonlar Meydanı

Caracas, sabah jimnastiğiSon yılların Dünya Güzellik Şampiyonaları’nda ilk sıraları alan Güney Amerika’nın bu güzeller ülkesi Venezuela, şimdilerde Başkanları Chavez’le atılım yapma peşinde. Ama, hala sorunlarla boğuşuyor. Hatta, başkent Caracas’ın ara sokakları bile çok güvenli sayılmaz.

Luang Prabang, caddede pazarGenelde dağlar üzerine kurulmuş yerleşim birimlerinden oluşan Laos,geleneksel hayat tarzıyla yaşayan bir etnik gruplar ülkesidir.Küçük bir ülke olmasına rağmen,önemli turistik merkezlere de sahiptir.Başkent Vientiane,siyasal bir merkez durumunda olup,daha çok başka bölgelere transfer amacıyla kullanılmaktadır.

Luang Prabang, tapınakta budist öğrenciler

« Previous PageNext Page »