Arşiv: Ekim, 2007

Bir Çarşı - Bamako - MaliMali, Batı Afrika’nın en fazla topraklara sahip ülkelerinden biri. Türkiye’de diplomatik misyonu bulunmadığından vizesini, Senegal’in başkenti Dakar’daki Mali Elçiliği’nden almak zorunda kaldım. Türklere tek girişli ve 1 ay süreli vize veriliyor. Fakat 22.000 CFA karşılığı. 1 Euro=650 CFA olunca, yaklaşık 34 Euro vize ücreti ödenmek zorunda. Müracaattan 1 gün sonra verilen vizemi aldım ve Senegal’in sınır kenti Kıdıra’dan 3 km. yürüyerek, uzun bir köprüden geçip girdim Mali’ye. Senegal ve Mali’yi bir nehir ayırıyor ve bir köprü bağlıyor birbirlerini. Köprüyü geçince Mali’nin Diboli Kenti karşılıyor girenleri. Pasaport ve giriş işlemleri Diboli’nin iç kısımlarında bir ofiste yapılıyor. Formalitelerin tamamlanmasıyla, köprünün  yanıbaşında bekleyen araçlardan birine binerek, Kayes Kenti’ne geçtim. Akşam olmuştu. Hemen bir otel bulup yerleştim. Fakat, oda çok sıcaktı, uyuyamadım. Zaten sivrisinekler ilk engel. Sabahı zar zor bulunca, adına terminal denirse, öyle bir terminalden tüm günü alan bir yolculuk sonunda başkent Bamako’ya, akşam 7 sularında ulaştım. Yerleştiğim Hotel de Jeunesse, günün yorgunluğunu unutturan iyi bir konaklama kompleksiydi.

Bamako, Segou, Mopti ve Koro ve bazı küçük yerleşim merkezleri ziyaret ettiğim Cami - Mopti Kenti - Maliyerlerdi. Fakat, Mali’yi çok geri buldum. Bamako, başkent olmanın yanında ülkenin yükünü çeken bir merkez durumunda. Mopti, çok ilerlemiş olmamakla beraber önemli bir turizm noktasını oluşturuyor Mali’de. Ülkenin en önemli turistik bölgesi Tumbuktu. Fakat, ülkedeki ulaşım ağının güçlüğü yüzünden, Cumartesi 5 saat, Pazar günü de 3 saat araba beklememe rağmen Tumbuktu’ya bir araç bulamadım. Zaten doğru dürüst terminal ve garajları yok. Arabaların hareket yeri dedikleri yerde de araba bulunmuyor. Tedarik edilen hurdaya çıkmış arabalar da, yolcu tamamlanmadan yola çıkmıyor. Tumbuktu’ya Bir kız Çocuğu - Segou - Maligidememek, Mali’de en üzüldüğüm şey oldu. Segou, arada bir yer ve çok geri. Koro ise, sınıra yakın kent. Ama adı kent. Köyden farkı yoktu. Evler tamamen kerpiçten ve son derece bakımsız.

Türklerin sevildiği bir ülke Mali. Ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarına karşın, gezilmesinde önemli tehlike arz etmiyor. Fakat, özellikle Moritanya sınır bölgesi gezi planı dışında tutuluyor. Zira, bu bölgenin tehlikeli olabileceği söyleniyor.

İSMET İNCE

Hastane önü - Banjul - GambiaGambia, Türk Askeri Birliği tarafından, polis teşkilatına eğitim verilen bir küçük Batı Afrika ülkesi. İnce bir hat üzerine Senegal sınırları içine yerleşmiş. Ülkeye giriş-çıkış karayoluyla yapılırsa, mutlaka Senegal kullanılmak zorunda. Ben de, Senegal’in sınıra yakın kenti Kaolack’tan bindiğim arabayla vardım Gambia sınırına. Eski bir köy görüntüsüne sahip gümrükten içeri girip, yabancılar ofisine vardığımda, görevliler vizemi sordular. Türklere vize uygulanmadığını daha önce öğrenmiştim. Bu nedenle vize almaya gerek duymamıştım. Fakat, ofisteki görevlilerin, “artık Türklere vize uyguluyoruz!” sözleri üzerine 300 Dalasi karşılığı vizemi alıp, Gambia sınırları içine yürüdüm. Sınıra en yakın kent Barra’ya gitmek üzere başka birkaç yolcuyla birlikte eski bir taksiye binmiştim ki, biraz ileride kontrol için bekleyen güvenlik görevlilerinin pasaportumu alıp, kerpiçten yapılmış ofislerine davet Pazar yeri - Seregunda - Gambiaetmeleriyle, yine kendimi  dışarıda buldum. Tepeden tırnağa arandım. Çantam didik edildi. Üzerimdeki paralar tek tek kontrol edilerek, doğruluğu teyid edilmek üzere birkaçının alınacağı söylendi. Sorulan sorulara verdiğim cevaplar inandırıcı bulundu ki, çantam tekrar doldurularak, paralarım iade edildi. Yıllardır dünyanın farklı bölgelerinde seyahat etmeme karşın, ilk defa böyle bir arama yöntemi ve sorguyla karşılaşmıştım. Bu moral bozucu başlangıç, Gambialı günlerim için kaygı vericiydi. Üstelik bu, hem de, Türklerin çok sevildiğinin söylendiği Gambia’da olmuş ve benim için hayal kırıklığı yaratmıştı.

George Town yolunda mola - GambiaSıcaklığın 40 dereceye yaklaştığı bir öğle saatinde Barra’ya vardım. Barra, nehir kenarına kurulu küçük ve geri bir kent. Sıcaktan yürümek bile zor oluyordu. Sabahtan beri bir şey de yememiştim. Açlık ve sıcaklıktan bitkin düşmüş halimle, arabadan inip bir süre yürüdükten sonra, başkent Banjul’a geçmek üzere, nehir kenarındaki rıhtıma vardım. Banjul, nehrin karşı tarafına kurulmuş bir kent. Ülkenin de başkenti. Araç ve insan taşıyan vapurla 45 dakikalık bir yolculuk sonunda nehrin karşı tarafına geçiliyor. Vapurun demir attığı yer, Banjul. Yani, nehrin bir yakası Barra kenti, karşı yakası başkent Banjul.

Bağımsızlık Meydanı - Dakar - SenegalBir gece yarısı indiğim Dakar Havaalanı’ndan taksi ile karanlık cadde ve sokaklardan geçerek kent merkezindeki Bağımsızlık Meydanı yakınındaki bir küçük otele yerleşerek başladı Senegalli günlerim. Standartlarına bakılınca bizdekilerden pahalı sayılabilecek fiyatı olan otelden erken kalkınca,kendimi bir anda siyah renkli ve sade giyimli insanlar arasında buldum. Caddeye çıktığımda gün ağarmış, hava aydınlanmıştı. Gece yağan yağmurun ıslattığı caddelerin bazı kısımlarında göletler oluşmuş, yoldan geçen araçların sıçrattığı sulardan korunamadığım için, giysilerim su içinde kalmıştı. Hemen otele dönüp, üzerimi değiştirme isteğime karşın, merakımın gitmesi için bir süre daha cadde ve sokaklarda yürüyünce, giderek artan sıcağın etkisiyle, giysilerim üzerimde kurumuş, değiştirmeye mahal bırakmamıştı.

Saatlerin ilerlemesiyle, gecenin kasvetli ve itici hali, kendini sukünetin ve kaldırımlara Balık Pazarı - Mburu Kenti - Senegalkurulan seyyar satıcı tezgahlarının seromonisine bırakıyordu. Birkaç saat içinde alışmıştım Dakar’a. Sanki, uzun süredir burada yaşıyor gibiydim. Dakar, Senegal’in başkenti. Gece kaldığım otel, biraz pahalı gelmişti. Bir süre civarı tanımak için dolaştıktan sonra, daha uygun fiyatlı bir otel aramak üzere, kentin en büyük alanı, Bağımsızlık Meydanı civarındaki sokaklara daldım. Meydanın köşe başındaki bir otelde yer olmadığını öğrenince, biraz ilerideki sokağın sonunda bulunan Hotel du Marche’yle karşılaştım. Konforlu olmasa da, idare eder durumdaydı. Fiyat da uygun gelince, bir oda rezerve ederek, kaldığım otelden eşyalarımı almak üzere geri döndüm.

Takılar - Gori Adası - SenegalArtık yeni otelime yerleşmiş, gezi için planımı çıkartmıştım. Hiç zaman kaybetmeden, sahile yürüyüp, Dakar’dan 4 km. mesafedeki Gori Adası’na gitmek üzere biletimi alıp, tekneye bindim.

20 dakikalık yolculuk sonunda ayak bastığım Gori Adası’nda karşılaştığım geleneksel hayat tarzıyla gerçek gezim başlamıştı.