Sal 26 Ara 2006
( Bu yazı, Cumhuriyet Gazetesi Gezi Dergisi’nin 2 Temmuz 2008 tarih ve 141 nolu sayısında yayımlanmıştır. )
“AFRİKA’DA SAFARİYE ÇIKMAK…”
Afrika’nın önemli bir safari ülkesi olan Tanzanya’nın kuzeyindeki bu kent,safariye katılacaklar için ilk hareket noktası durumundadır. Arusha’ya ayak basılır basılmaz, çok sayıda acente görevlisi tarafından etrafımız çevrildi. Her biri safari satmak üzere, etrafımızda dört dönüyor ve sürekli günlük safari fiyatlarını kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Bir kısmı kaldığım otele kadar gelerek kapıda bekliyorlardı. Nereye gitsem peşimden geliyorlar, kurtulma imkanı olmuyordu. Arusha otobüsünde tanıştığım bir İtalyan kızla akşam yemeğine çıktık. Fakat, yanımızdaki masaya bile gelip oturanlar oldu. Bir türlü onlardan kurtulma imkanı olmuyordu. Ertesi sabah, kızla birlikte birkaç acente dolaşıp, safari fiyatı aldık. Ama gene peşimizdeydiler.
Artık, fazla yapacak birşey yoktu ve pek çok acente arasından pazarlık sonucu fiyatı en uygun gelen Victoria Expedition’la günlüğü 75 Dolar’a anlaşarak, rezervasyonu yaptırdık ve acente ayakçılarından kurtulam imkanı bulduk. Aslında bunların çoğu acentede çalışmıyor. Fakat, buldukları müşteri karşılığında acenteden para alıyorlar. Safari ücretleri, 75 dolar’dan 150 Dolar’a kadar değişebiliyor. Biraz pazarlık yapanlar, gözü açık olanlar fiyatı 75 Dolar’a kadar indirebiliyorlar. Tarangire, Serengeti ve Ngorongoro olmak üzere
3 gece, 4 gündüzlük bir safari turu aldım. Safarinin başlayacağı sabah, acente görevlisi beni otelden almak üzere geldiğinde, elime bir kağıt tutuşturdu. Kağıtta 125 x 4 = 500 Dolar, yazılıydı. Acente aynı turu, Alaskalı birine günlüğü 125 Dolar’dan satmış ve bana da aynı fiyat gibi bir belge düzenleyerek getirmişler. Çünkü aynı safariyi o Alaskalı ile birlikte yapacakmışız ve fiyat farkını bilmemesi için, bana da 125 Dolar’dan sattıklarını söylemişler ve eğer o kişi sorarsa benim fiyatımında onunla aynı olduğunu söylememi istediler. Fiyatlar, bu derece değişkenlik arz ediyor. Safariye katılanlara bir cip, şoför ve rehber veriliyor. Sabahtan başlayan safari, gezilecek bölgelerde pek çok hayvanın görülmesi sağlayan gezi ile akşam 6.00 sularında son buluyor. Geceleri, belirlenen kamplarda şahıs başı verilen çadırlarda kalınıyor.Gece kampa yakın bölgede bulunan çeşitli hayvan homurtuları ve sesleri arasında uyumaya çalışılıyor. Sabah kahvaltısı ve akaşam yemeği kampta, ahçı vasıtasıyla hazırlanıyor.
Öğle yemeklerini ise, yine ahçı tarafından hazırlanan paketlerle ormanda alınıyor. Safari esnasında Afrika ormanlarında yaşayan pek çok hayvan türünü yakınen görme fırsatı buldum. Aslanları birkaç metreden izleme imkanı yakaladım. Hatta, bir defasında iki dişi aslanla bir zebranın boğuşmasını 2,5 metreden izledim. Bir defasında, bir erkek aslan bizim cipe kadar yaklaşarak, cipin gölgesinde bir süre dinlendi ve bizlere bakarak, galiba bunlar zararsız insanlar diyerek, kuyruğunu salladı ve yanımızdan uzaklaştı. Pek çok enteresan anı ve ilginç hayvanları tanıma fırsatı buldum safaride. Her hangi bir tehlike ya da problemle karşılaşmadık. Ancak, safariye başlarken,ilgili rehber tarafından bazı hatırlatmalarda bulunuluyor ve bunlara mutlaka uyulması isteniyor. bu takdirde her hangi bir sorun yaşanmayacağı söylendi. Bunların başında, safari esnasında ormandaki hayvanlara kesinlikle saygılı davranılması geliyor. Ormandaki hayvanların duyularının çok geliştiği ve bizlerin
niyetlerini kesinlikle anlayabildikleri, dolayısıyla mutlaka saygılı olunması ve ani el-kol hareketleri yapılamaması önemli bir konu olarak tarafımıza bildirildi. Zaten, askeri bir koruma bölgesinden girilen ormanda gezi ciplerle oluyor, bazen de cipten inilerek yaya olarak dolaşılıyor.
Safari, dönüş yolundaki bir geleneksel köy pazarında yapılan gezi ile son buluyor. Afrika’nın bu en ilginç ormanlarındaki safari, pek çok hayvanın yaşamının izlenmesi ve orman hayatının kurallarının görülmesi açısından, bu bölgeye gelenlerin mutlaka yapması gereken çok önemli bir yaşam aktivitesidir.
İSMET İNCE
Yorum yok : “ Arusha ”