Arşiv: Aralık 26th, 2006

Antigua Guatemala’da bir mezarlıkÜlkenin aynı ismi taşıyan başkenti, yakın zamanlarda imzalanan barış anlaşmasıyla nefes almaya başladı.

     Yoksul bir Orta Amerika ülkesi olmasına karşın, Guatemala’ya vize almam kolay olmadı. İlk olarak Kosta Rika’nın başkenti San Jose’deki Guatemala Büyükelçiliği’ne Maya Festivali - Çiçikastenango - Guatemalamüracaat ettim. Önce kabul etmelerine rağmen, daha sonra vize vermeyi kabul etmediler. Israrla nedenini sormama karşın, hiç bir neden göstermeksizin, sadece uygun bulmadıklarını söylediler. Aslında, vize almaya engel bir durumum yoktu. Fakat, bir Türk’e vize vermeyi istemediklerini anladım. Pasaportumu ve bazı evrakları geri alarak, başka bir ülkedeki elçiliklerinden denemeye karar verdim. İkinci olarak, Nikaragua’nın başkenti Managua’daki elçiliğe müracaat ettim. İlk anda onlar da sıcak değildiler. Olacak gibi değildi ve son bir şans olarak, ABD vizemin olduğunu söyledim. Malum, ABD’liler ciddi araştırmalar sonucu vize veriyor ve bu bir güvence oluşturuyor vize işlemlerinde. Bunu söylediğim elçilik Başkentten bir görüntü - Guatemala City - Guatemalagörevlisi, şaşkın bir halde ” ABD vizeniz var mı? ” diyerek, pasaportuma bakmak istedi. ABD vizesini gören görevli, ” bekleyin bi dakka! ” deyip, içeri girdi ve bir kaç dakika sonra tekrar yanıma gelerek, ” size vize vereceğiz. 25 dolar vize ücreti verin! ” dedi. Ve işlemlerim birkaç dakika içinde tamamlandı. Fakat, vizenin altına not düşmeyi de unutmamışlar. Sonuçta zor da olsa vize almıştım. Ülkeye kara yoluyla girecektim. Sınır kapısına vardığımda, karşımda dağın tepesinde küçük bir binadaki görevlilerden ikisi, giriş kapısının önüne bir masa koymuşlar ve ülkeye gireceklerin pasaportuna mühürü vuruyor ve içeri alıyorlardı. Sıra bana geldiğinde, görevlilerden birisi pasaporta baktı ve ” ne kadar kalmak istiyorsun. Sana bir hafta vize vermişler, istersen daha uzun süre yazabilirim. İki sigaran var mı?” dedi. Ben de “1 ay yeter” deyince, vizeyi 30 güne çıkarttı ve mühürü vurdu. Hepsi iki sigaraya olmuştu. İki ülke dolaşıp, zar zor aldığım Guatemala vizesi, sınırda çok kolay olmuştu. Anladım ki, Orta Amerika’da işler böyle yürüyor. Bu benim için şaşırtıcı olduğu kadar, öğretici de olmuştu. Zira, bu benim işime yarayacaktı gezi boyunca. Güldüm ve yürüdüm sınırdan içeri.

Başkentte bir cadde - Guatemala City - GuatemalaGuatemala’nın başkenti, ülkeyle aynı ismi taşıyan Guatemala City. Bir öğle vakti indim oraya. Terminal şehir dışındaydı ve bir arabayla kent merkezine geçerek, uygun bir pansiyona yerleştim. Çok konforlu olmasa da, benim için yeterliydi. Pansiyon, kent merkezine yakın bir yerdeydi ve yürüyerek çok yere gitme imkanı sunuyordu.

Guatemala City, sonradan başkent olmuş bir yer. Ülkenin ilk başkenti Antigua Guatemala isimli bir yer. Yıllar önce Antigua Bölgesi’nde yaşanan depremler sonucu, başkent, şu an ki başkentin bulunduğu vadiye taşınmış ve ismine Guatemala City denilerek başkent yapılmış. Kent, özellikle başkent olmasıyla birlikte önemli atılımlar yaparak, günümüzdeki hale gelmiş. Kentin merkezini geniş bir meydan oluşturuyor. Meydanın bir tarafında park, diğer taraflarında Katedral ve birkaç tarihi bina yer alıyor. Her tür insanın akşama kadar zamanını hasrettiği bu meydan, sık sık gösterilere sahne oluyor. Seyyar satıcılar ve güvercinlerin hiç eksik olmadığı bu alan, başkentin kalbi gibi.

Guatemala City’de Türkiye’yi tanıyan yoktu. Fakat, harita almak üzere Başkentin Ana Meydanı - Guatemala City - Guatemalagittiğim bir turizm ofiisndeki genç bir kız görevlinin, Türk olduğumu söyleyince, etrafına neşe saçması ve hemen İstanbul’u sorması, beni de mutlu etmişti.

Yoksullukla gelişmişliği bir arada yaşamaya çalışan Guatemala City, yönetime karşı savaşan gerillalarla yapılan barış anlaşmasıyla nefes alıp, geleceğini kurmaya çalışıyor şimdi.

İSMET İNCE

Kızıldereli dansları, Mexico CityBugün yirmi beş milyona yaklaşan nüfusuyla,en büyük kentleri arasında yer alan Mexico City, merkezindeki Zogalo Meydanında her akşam sunulan Kızıldereli danslarıyla izleyicilerini hala büyülemeye devam ediyor.

Kayıp çocuklarını arayan annelerin yürüyüşü, 25 Mayıs Meydanında, Buenos Aires, ArjantinTango’nun, ünlü edebiyatçı Jorge Luis Borges’in ve futbol ilahı Maradona’nın hayat verdiği Arjantin’in hiç sönmeyen güneşi.

Arjantin’e Urugay’ın sınıra yakın kenti Fray Bentos’tan bindiğim otobüsle yaptığım kısa bir yolculuk sonunda geldim. Başkent Buenos Aires’e yağmurlu bir akşamdı indiğim zaman. Otobüs terminalinin bulunduğu ünlü Retiro’dan metroyla ulaştım kalacağım otele. Aslında bildiğim bir otelde yoktu. Fakat terminalde karşılaşdığım bir Hollandalı’dan aldığım adresle gittim oraya. San Juan Metro İstasyonu’ndan 10 dakikalık bir yürüyüşle varılıyor Humberto Primo 1 adresindeki hostele. Tamamen turistlerle dolu hostelde konaklama fiyatı 10 Dolar. Hostel, B.Aires’in tango merkezleriyle ünlü San Telmo bölgesinde bulunuyor. San Telmo, merkeze yakın ve metro ile ulaşımı kolaylaştırılmış bir bölge. Arjantin’in ilk tangoları buradaki barlarda yapılmış. Pek çok tarihi binaya ev sahipliği yapıyor. Hemen arka tarafında, Arjantinli ünlü  futbolcu Maradona’nın doğup büyüdüğü ve uzun yıllar Boca Juniors’da futbol oynadığı bir bölge, La Boca yer alıyor. Genellikle İtalyan ağırlıklı göçmenlerin gelip yerleştiği bir varoş La Boca. Nispeten daha düşük gelir gurubuna sahip kişiler yaşadığı içindir ki, başkentin zor ve sıkıntılı bölgelerinden birini oluşturuyor. Her biri değişik renkte boyalı evlerin oluşturduğu sokak ” Caminito ” da burada bulunuyor. Caminito, baştan sona eski sanatsal minyatürler ve eşyaların sergilendiği ve köşe başlarında ellerindeki değişik müzik aletleriyle ziyaretçelere müzik yapan değişik yaş grubundan insanların, kaldırımlarını işgal ettiği bir yer. Çok renkli ve  enteresan bir bölge.

Recoleta Mezarlığı - B.Aires - ArjantinB.Aires’in merkezini, pek çok tarihi ve idari binaya ev sahipliği yapan La Plaza de Mayo Meydanı oluşturuyor. Meydana metro ile ulaşmanın mümkünatı yanında, yürüyerek de gitmek mümkün. Meydanda, her perşembe meydandan ismini alan Annelerin Toplantısı yapılıyor. 70′li yıllardaki askeri dönemde çocuklarını kaybeden anneler, kız kardeşler, sevgililer bir cemiyet kurmuşlar ve ismine 25 Mayıs Anneleri diyorlar ve her perşembe bu meydanda toplanarak, askeri dönemde kaybolan çocuklarını arıyorlar. Pek çok sivil toplum kuruluşunca da desteklenen annelerin toplantısı,tam bir gösteri şeklinde oluyor. Meydanın ortasına yerleştirilen yüksek bir tak üzerine, kaybolan çocuklarının resimlerini asıyorlar. Yan tarafta çocuklarına ait kanlı gömlekler,fotoğraflar ve muhtelif dokümanların bulunduğu bir sergi-gezi çadırları kuruluyor. O dönemde yaklaşık 30.000 insanın kaybolduğu ve bugün hala pek çoğunun izine bile rastlanılamadığı söyleniyor. Takın etrafında defalarca dönen anneler, turun sonunda ellerindeki pankartı açarak,devlet başkanından çocuklarının akıbetini soruyorlar. 25 Mayıs Anneleri, yıllardır çocuklarını aramalarıyla, Arjantin halkının önemli bir desteğini elde etmiş görünüyor.

B.Aires, çok sayıda tarihi binaya ev sahipliği yapmasıyla da ünlü. Sanki bir Senato Binası - B.Aires - Arjantinmüzeler,parklar ve anıtlar kenti gibidir B.Aires. Pek çok Arjantin ünlüsünü barındıran mezarlığı Roceleta’da görülmeye değer. Bir dönemler, Arjantin siyasal ve sosyal yaşamına damgasını vuran Eva Duarte Peron’un mezarının da bulunduğu bu yer, tam bir sanat müzesi gibidir. Her gün yüzlerce ziyaretçiyi kabul eden Eva’nın mezarı başında onun anıları dilden dile dolaşmaktadır. Arjantin’in yakın tarihine damgasını vuran Eva Duarte Peron, küçük yaşta yetimler yurdunda kendini bulur. Sesinin çok güzel olması nedeniyle, San Telmo’daki bazı kafe ve barlarda şarkı söylemeye başlar. Sesi, onu kısa sürede ünlü yapar ve kentin önemli eğlence merkezlerinde sahneye çıkar. Talihi, onu, günün birinde devlet başkanı Juan Peron’un eşi yapar. Ve o andan itibaren, içinden geldiği kesimleri unutmayan Evita, devlet olanaklarını yoksul kesimlere aktarmaya çalışır. Bir anda,  “Yoksulların Meleği ” olan Evita, kocasının devlet başkanlığı seçimlerindeki başarısında önemli pay sahibi olur. Bir ara, yoksul kesimlerin desteğiyle başkan yardımcılığına da aday olur. Kazanmasına kesin gözüyle bakılan Evita, Arjantin oligarşisinin baskısıyla adaylıktan vazgeçmek zorunda kalır. 18 Julio Bulvarı - B.Aires - ArjantinBuna çok üzülen Evita, bir süre sonra ölümcül bir hastalığa yakalanır ve 33 yaşında iken hayata gözlerini yumar. Hayatı acılarla geçen Evita, aradan yıllar geçmesine rağmen, hala Arjantin insanın ruh dünyasında ve günlük yaşamında bir yerlerde yaşıyor. Bugün, her önemli sorunda  bir denge ve arabulucu olarak başvurulan Peronizm’in ülkede, bir güç olarak var olmasında Eva Duarte Peron’un önemli payı olduğu söyleniyor.

Bunun dışında, ünlü edebiyatçı Luis Borges ve futbol ilahı Maradona gibi ünlüleri  de yetiştiren B.Aires, tangonun merkezi olarak, bir rüya kent gibi ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.

İSMET İNCE

Montevideo, Belediye Bandosu KonseriUruguay’ın bir milyon nüfuslu, bu sakin başkenti Montevideo, sessiz ve huzurlu bir yer. Ama sorunları da yok değil.

Parati kentinde sokakBu önemli kent, tüm gezginlerin, günün birinde mutlaka görmesi gereken bir kent. Bir gece yarısı yağmur altında Rio’ya indim. Havaalanından gece yarısı olmasına rağmen kente servis vardı. Nereye gideceğimi de bilmiyordum. Kent merkezinde, cadde üzerinde bir yerde indirmelerini söyledim. Yağmur hala devam ediyordu. Servisten inince, bir taksiye bindim ve en yakın  otele götürmesini istedim. Yerleştiğim otel, Gloria Bölgesi’nde caddeye açılan sokağın köşe başında bir yerdi ve asgari konaklanabilir şartlarına haizdi.

Rio De Janeiro, ” Ocağın ırmağı ” anlamına geliyor. Brezilya’nın gururu Maracana stadı - Rio de Janeiro - Brezilyagibidir. Pek çok tarihi turistik binanın yanında önemli eğlence merkezlerine de sahip. Kent merkezi genellikle, idare binaları ve iş merkezleriyle kaplı. Sahilleri çok ünlü. Özellikle Copacabana ve İpanema Plajları yerli yabancı herkesin zamanının bir kısmını mutlaka isgal eden bir yer. 7 km. uzunluğa sahip bu plajlar, özellikle akşam saatlerinden sonra, hayli kalabalık oluyor ve sanki bir eğlence, dans ve müzik arenasına dönüşüyor. Her tür eğlencenin merkezi sayılabilecek kadar sonsuz özgürlüğün kullanıldığı plajlar, aynı zamanda Rio’ya gelen turistlere keyifli dakikalar yaşatmasıyla ünlü. Plajların hemen karşı tarafında yer alan oteller de, bu konukları ağırlamakta birbirleriyle yarışıyor. Gündüz gece uzayıp giden kumsallarıyla deniz ve güneş mekanı olan plajlarda, özellikle İpanema Plajı’nda sütyensiz denize girenlere bile rastlamak mümkün.

Rio’nun tepemsi bir bölgesinde ünlü bir İsa Heykeli yükselir: Corcovado…Rio’ya yolu düşenlerin mutlaka yanına kadar çıktığı İsa Heykeli, kollarını açarak denizi kucaklıyor. Bunun dışında, Sugar Loaf, teleferikle çıkılan bir diğer ziyaret noktasını oluşturur.

Sugar Loaf - Rio de Janeiro - BrezilyaRio, yılın her ayında ziyaret edilebilmesine karşın, özellikle ünlü Karnavalında bir insan seline dönüşüyor. Şubat ayında gerçekleştirilen karnaval günlerinde yüz binlerce insanı ağırlayan Rio’da yer bulmak mümkün olmuyor. Rio’daki pek çok samba okulunda yetiştirilen kişilerce bir renk ve süs ambiansına dönüştürülen karnaval, uzun yıllardır Brezilya ekonomisine önemli gelir kaynağı oluşturuyor. Özgür bir yaşam imkanı sunan karnavalı görmek isteyenler, mutlaka birkaç ay önceden otellerden yer ayırtmak zorundalar. Fiyatların da yükseldiği karnaval günleri, Rio’ya gidip de, gezmek ve eğlenmek isteyenlerin mutlaka zaman ayırması gereken bir Brezilya keyfidir.

Denizi, kumsalı, plajları, tarihsel yapıları ve karnavalıyla Rio de Janeiro, Güney Amerika’nın hala rakipsiz bir incisi gibidir.

İSMET İNCE

Yeni Delhi - Delhi kapısı

yazılacaktır…